Sultanahmet’te Manzaralı Akşam Yemeği: Tarihi Yarımada’yı Yukarıdan Görmek

«

İstanbul’da yaşayıp da Sultanahmet’e yılda bir iki kez uğrayan çoktur. Genelde ya misafir gezdirmek içindir ya da bir iş için yolumuz düşer. Kalabalığın arasından geçer, Ayasofya’nın önünde bir fotoğraf çekip döneriz. Oysa Tarihi Yarımada’nın en güzel hali sokaktan değil, yukarıdan görünen halidir.

Bu yazıda, Sultanahmet’te bir akşamı nasıl daha keyifli geçirebileceğinizi ve manzaralı bir akşam yemeği için nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatmak istiyorum.

Neden yukarıdan?

Sultanahmet sokak seviyesinde biraz yorucu olabilir. Tur grupları, tramvay, satıcılar, gişe kuyrukları… Ama beş altı kat yukarı çıktığınızda bütün bu gürültü bir anda uzaklaşır. Karşınızda kubbeler, minareler ve arkada sakin sakin uzanan Marmara Denizi kalır.

Yukarıdan bakınca semtin nasıl bir bütün olduğunu da daha iyi anlıyorsunuz. Ayasofya ile Sultanahmet Camii’nin birbirine nasıl baktığını, Topkapı Sarayı’nın yarımadanın ucuna nasıl yayıldığını, gemilerin denizde sırasını beklediğini görüyorsunuz. Bin beş yüz yıllık bir tarih, tek bir kareye sığıyor.

Ne zaman gitmeli?

En doğru zaman, gün batımından yaklaşık 45 dakika öncesi. Güneş alçaldıkça taşlar ısınıyor, kubbeler altın rengine dönüyor. Güneş battaktan sonra da hemen kalkmayın. Yirmi dakika kadar sonra camiler ışıklandırılıyor ve gökyüzü koyu maviye dönüyor. Bence akşamın en güzel anları bunlar.

Bir de akşam ezanı var. Bir minareden başlayıp diğerlerine yayılan, tepelerden yankılanan o ses, terasta oturan herkesi bir an susturuyor. Yabancı misafirlerinizle gidiyorsanız, bu anı yaşatmanızı özellikle tavsiye ederim.

Gün batımı saati mevsime göre çok değişiyor. Haziran sonunda 20.40 civarındayken, aralıkta 16.40’a kadar iniyor. Gitmeden önce mutlaka kontrol edin.

Rezervasyon yaparken

“Teras” kelimesi bu bölgede biraz geniş kullanılıyor. Bazı mekanların sadece birkaç masası manzaraya bakıyor, gerisi içeride kalıyor. Rezervasyon yaparken açıkça sorun: manzaraya bakan, kenarda bir masa ayırabilir misiniz? Özellikle hafta sonları ve yaz aylarında gün batımı saatleri ilk dolan saatler oluyor. Mayıs ile ekim arasında birkaç gün önceden yer ayırtmak iyi fikir.

Bahar ve sonbahar akşamlarında terasta hava sokaktan daha serin olabiliyor, yanınıza ince bir hırka almayı unutmayın.

Benim önerim

Sultanahmet’te teras restoran arayışındaysanız, son zamanlarda en çok keyif aldığım yer Shyra oldu. Semtin tam ortasında, meydana birkaç dakikalık yürüme mesafesinde. İki ayrı balkonu var: birinden Sultanahmet Camii, diğerinden Ayasofya görünüyor. Yani tek akşamda iki ayrı manzara. Rezervasyon yaparken hangi tarafı istediğinizi söylemeniz yeterli.

Menü ağırlıklı olarak Türk mutfağından oluşuyor ve turistik mekanlarda pek rastlamadığımız yöresel tabaklar da var. Kars’ın meşhur kaz kebabı, kirde kebabı ve uzun süre pişirilmiş kuzu incik (lamb shank) masada en çok konuşulanlar oldu. Servis rahat, kimse sizi acele ettirmiyor. Yemeğin ardından bir çay daha söyleyip manzaraya karşı oturmak akşamın en güzel kısmıydı.

Akşamı tamamlamak için

Yemeğe gitmeden önce günü Sultanahmet’te geçirmek isterseniz, sabah Topkapı Sarayı’ndan başlayıp öğleden sonra Yerebatan Sarnıcı’na uğrayabilirsiniz. Topkapı’nın salı günleri kapalı olduğunu unutmayın. Öğle yemeğini hafif tutun, akşam sofrasına yer kalsın.

Ulaşım için en rahat yol T1 tramvay hattı. Sultanahmet ya da Gülhane durağında inip yürüyerek her yere ulaşabilirsiniz. Akşam trafiğinde arabayla gelmeyi pek önermem.

Tarihi Yarımada, İstanbul’da yaşayanların en çok ihmal ettiği yer olabilir. Bir akşamınızı ayırın, yukarı çıkın ve şehri bir de oradan görün.

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *