«

Geçen hafta İstanbul’da yine sokak sokak gezdim. Sabahın erken saatlerinde Karaköy’de başlayan maraton, Galata yokuşları ve İstiklal’in o bitmek bilmeyen insan seliyle devam etti. Şehri çok seviyorum ama akşam saatleri yaklaştığında o kalabalık yavaş yavaş üstüme gelmeye başlıyor. Ayak tabanlarımdaki sızı kendini iyice hissettirdiğinde, tek istediğim şey o gürültüden tamamen kopup kafa dinleyebileceğim sakin bir yere sığınmaktı.

Sirkeci’den Marmaray’a atladığım gibi rotayı şehrin asıl yerlilerinin takıldığı, o deniz kokulu Bakırköy’e çevirdim. Trenden inip meydana adım atınca gerçekten derin bir nefes aldım. Ebuzziya Caddesi’nin o tanıdık, sakin ama her daim yaşayan enerjisi anında modumu değiştirdi. Sahile doğru yürürken, turist koşturmacasından çıkıp buralı gibi hissetmeye başlamıştım bile.

Bu defa konaklama işini de eski alışkanlıklarımla çözmedim. Ruhsuz otel odalarına kapanmak yerine, sahile yürüme mesafesinde çok daha mantıklı bir alternatif buldum. Bakırköy günlük kiralanabilen daireler konsepti. Zeugma Suit, otel konforunu devasa suit daireler ile birleştirmiş gerçekten seyahat algımı kökünden değiştirdi. Kapıyı açıp içeri girdiğimde hissettiğim ilk şey inanılmaz bir rahatlamaydı. Kendi salonumda oturuyormuşum gibi hissedebileceğim geniş bir alan, rahatça yayılabileceğim bir koltuk ve en önemlisi o ev sıcaklığı. Bütün gün o kadar yürüdükten sonra, kendi alanımda tamamen bağımsız ve özgür hissetmek günün bütün yorgunluğunu aldı götürdü.

Eğer sizin de yolunuz bu metropole düşerse, klasik ezberleri bir kenara bırakın. Şehrin merkezinde ama karmaşasından uzak, güvenilir ve işini düzgün yapan yerlerin sunduğu bu tarz ev rahatlığındaki konaklama seçeneklerine kesinlikle şans verin. Seyahatin asıl keyfi, akşam kendinizle baş başa kaldığınız o konforlu anlarda gizliymiş.

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *